Einstein’ın Eşi
Tarafından Ergin Çelik On 3 Mar, 2013 At 11:11 AM | Kategoride Bilim, Genel Bilgiler | ile 0 Yorum

Einstein’ın  Eşi       Geçtiğimiz günlerde ABD’deki televizyon istasyonları “Einstein’ın Eşi” adında bir belgesel yayınladı. Belgesel Einstein’ın ilk eşi Mileva Maric’in yaşamını inceliyor ve Einstein’ın görelilik, kuantum kuramı ve Brown hareketi konularındaki araştırmalarını içeren ünlü 1905 makalelerinde onun katkısı olup olmadığı konusunu tartışıyordu. Belgesele, Maric’in Einstein ile işbirliği yapıp yapmadığının araştırıldığı bir de online anket eklenmiş. Web sitesinde sorulan soru şu: “1905 yılında geliştirilen olağanüstü fiziği Albert’in tek başına gerçekleştirmiş olması mümkün mü?” Sitede ayrıca, Maric’in “bilimsel başarıları”nı içeren bilgiler de sunularak, ilgilenenleri bunları Marie Curie’ninkilerle kıyaslamaları ve Maric’in neden hiç tanınıp takdir edilmediği konusundaki görüşlerini bildirmeleri isteniyor. Bu medya girişiminin perde arkasında, ileri sürülen bazı iddialar var. Söylendiğine göre, bir fizikçi bir ara, 1905 makalelerinde Maric’in de adının bulunduğunu iddia etmiş. Albert’ten Mileva’ya yazılan eski mektuplar gerçekten de bir işbirliğini akla getiriyor: “…göreli hareket konusundaki çalışmalarımız…” Program yapımcıları “bu bilgiler doğrultusunda izleyicilerin, Einstein’ın Mileva’nın hakkını yiyip yemediğine tek başlarına karar vermelerini” istemişler. Physics World Nisan 2004 sayısının basıma gittiği ana kadar, ankete yanıt erenlerin % 70’i, Maric’in gerçekten Einstein ile birlikte çalıştığına inandığını belirtmiş.

      Kötü Niyet ve Dikkatsizlik Belgeseli yapan Melsa Films’in (Avustralya) yapımcıları Einstein’ın yaşamını yazan bazı tarihçilerle (Gerald Holton, Robert Schulmann ve John Stachel de dahil), yanısıra Maric yanlılarıyla da görüşmüşlerdi. Sonra bütün bu röportajlar, Einstein ve Maric’in bu ünlü makaleleri birlikte yarattıkları izlenimini verecek şekilde düzenlenmişti. Ancak, gerçekler gerektiği gibi sunulmamıştı. İddiaların çoğu yanlış anlamalar, varsayımlar ve söylentilerden oluşuyordu. Einstein, ETH Zürich’deki (Zürich Teknik Yüksekokulu) bitirme sınavlarında başarısız olmamıştı. Maric’in gelecekteki kariyerini de “gözardı etmiş” değildi. Ona, çalışmasında yardımcı olduğu gibi, diplomasını alması için onu sürekli yüreklendirmişti. Dahası, onun varlığı da bir sır değildi. Einstein’ın en eski biyografilerinde bile ondan söz edilir. Belgesel ve web sitesinde, “1955’te (şimdi ölmüş olan) bir Sovyet fizikçisinin orijinal metinleri bizzat gördüğünü ve ortak yazar olarak Mileva’nın adının bulunduğunu iddia etti” ifadesiyer alıyor. Atıf yapılan fizikçi Abram Joffe, sunulan bilgi de üstünde Rusça “Einstein – Marity” yazılı bir kağıt parçasının kopyası. (Joffe’nin İsviçre’de Einstein’ı ararken karşılaştığı Maric, osıralar soyadını “Marity” biçiminde kullanmaktaydı.) Ne var ki, Joffe böyle bir iddiada bulunmamıştı.

          1955’te Einstein’ın ölümü üzerine yazdığı yazıda şöyle der: “1905’te Annalen der Physik’de (Fizik Yazıları), 20. yüzyıl fiziğinde çok önemli üç yeni fizik dalını başlatan üç makale yayımlandı. Bunlar Brown hareket kuramı, ışığın foton kuramı, ve görelilik kuramıdır. Bu makalelerin o zamanlar tanınmayan yazarı, Bern’deki Patent Bürosu’nda çalışan memur Einstein – Marity idi (karısının kızlık soyadı olan Marity, İsviçre geleneğine göre kendi soyadına eklenmişti).”Kanıt sayılamayacak olan bu bilgi kırıntısına dayanarak, Maric’in bazı destekçileri Joffe’nin bilinç altında bu makalelerde Maric’in ortak-yazar olduğuna inandığını ileri sürdüler. Niyeti tartışmalı olan bu varsayımda dikkatsizliğin etkisi büyük. Örneğin, televizyonda ve web sitesinde Einstein- Marity adı ile gösterilen yazının Joffe’nin notuyla ilgisi yoktur.  Hata bir başka yazarın, Danil Semenovich Danin’in 1962’de, İsviçre geleneğini dikkate almadan, makalelerin Einstein-Marity tarafından “imzalandığını” sanmasından kaynaklanıyordu. Ancak yazarların her ikisi de makalelerde Maric’in katkısı olduğu yolunda bir şey ileri sürmediler. Metinlerin üstünde Maric adını ne onlar ne de başkaları görmüştü. Maric bazı şanssızlıklar yaşamıştı. ETH sınavlarında iki kez başarısız oldu. Einstein’ın annebabası ona karşıydı. Evlenmeden önce bir bebek doğurmuş, anlaşılan onu evlatlık vermişti. Bu ve daha sonra yaptığı bir doğum, onu çok zayıf düşürmüştü. Fizikten uzaklaşması ve kariyer yapmaya  girişmemesi için yeterli neden vardı.

          Maric bir entelektüel hırsızlık kurbanı mıydı? En az 1901 yılına kadar fizik eğitimi almıştı. Bu yıllar boyunca Einstein’la çalışmış ve bazı ortak projeleri de olmuştu. Ortak çalışmayı akla getiren en önemli kanıt, Einstein’ın 1901’de yazdığı bir mektupta bir gün “göreli hareket konusundaki çalışmalarımızı tamamlamayı umduğu” ifadesini kullanmasıydı. Uzman olmayanlar bu ifadenin görelilik kuramına atıfta bulunduğunu düşünebilirler. Ama bu doğru değildir. O dönemde Einstein esir’in (ether) varolduğuna inanı yordu. Onun göreli hareketini ölçmek için deneyler tasarlamak istiyordu. Esir, birçok fizikçinin dikkatini çeken bir bilmeceydi. Kanıtları İncelemek Sonuç olarak Maric’in, Einstein’ı araştırma doğrultusunu değiştirmesinde katkısı oldu mu? Belgeli kanıtların hepsi Einstein’ın bunu tek başına yaptığına işaret ediyor. Göreli hareket problemlerini açıklamak amacıyla birçok başarısız atılımlaryaptı. Esiri keşfetme çabalarını bıraktıktan sonra, ışığın hızının, kaynağının hızına bağımlı olduğu yolunda bir kuram bulmaya çalıştı. Daha sonra, Hendrik Lorentz’in kuramını değiştirerek yeni bir kuram bulmaya yöneldi. Geliştirdiği fikirleri yalnız Maric ile değil, arkadaşları, hocaları, meslektaşlarıyla tartıştı. On yıllık bir tartışma, tartma – düşünme sonunda 1905’te birdenbire özel görelilik kuramını geliştirdi. Einstein’ın makalelerinin önemli bölümlerinin hiçbirinde Maric’in herhangi bir katkısı olduğunu gösteren bir kanıt yoktur. Ne var ki, Einstein’ın Eşi’nin yapımcıları tek bir insanın,  Einstein’ın bu denli üretken olabileceğinden kuşku duymuşlar.

       Maric’in gizli ve olağanüstü suskun bir çalışma ortağı olması da konuyu açıklamıyor. Açıklama, Einstein’ın çok yaratıcı olması ve araştırmalarını sürdürme ve tamamlama konusunda aşırı inatçı olmasından ibaret.Dahası, Maric’in kendisi de çalışmalarda katkısı olduğunu asla ileri sürmedi. 1906 yılı sonlarında yakın bir arkadaşına yazdığı mektupta, Einstein için “yazdığı makaleler şimdiden hayli kabarık bir yığın oluşturuyor” demişti. Alelacele yapılan anketlere gelince, bazı insanların geçmişte olanların oylarla saptanabileceğini düşünmesi rahatsız edici. Yetki geçmişi saptamaz; yanlış bilgiden edinilen kanı da öyle.

Hakkında -

Yorum Yaz

XHTML: You can use these tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>